Eğer bizler şu an yaşadığımız günleri umursamaz ve sesimizi duyurmazsak, yarınlar daha da çekilmez ve azap verici olacaktır. “Yarınlardan umudumuzu kesip bugünü yaşayalım.” düşüncesine sahip olduğumuz müddetçe, bizi daha kötü günler beklemektedir. İşçi, emekçi, emekli, öğrenci… Herkes çaresiz, bezgin ve beklentisini yitirmiş bir şekilde kalmaya devam ederse, bilin ki bu gidişatta sizin de katkınız var demektir. Kendi kendimizi zora sokup eziliyoruz.
Bizi yönetecek kişileri sağduyumuzla seçelim. Ülkücülüğü, sağı, solu bir kenara bırakalım. Önce ideolojisine, ne için savaştığına ve sözüne güvenebileceğimiz bir yönetici seçmeye karar verelim. Unutmayalım ki, yoktan var edilen bir lider asla ihanet içinde olmaz, vefasını öder. Yeter ki dürüst ve omurgalı olsun.
Arkadaşlarım, partimizin amacı, çizgisi ve yolu tektir. O da eşit, refah içinde ve özgürce kardeşçe yaşamaktır. Bir devlet vergileriyle değil, üretimiyle ayakta durur. Vergi, sadece vatandaşı ezmekten, yükünü daha da ağırlaştırmaktan ve iyice yoksullaştırmaktan öteye gidemez. Sonuç olarak, tükenmiş bir halktan da vergi alınamaz. Önce halk zengin edilmelidir ki ekonomik rahatlık sağlansın, sürekli bir sirkülasyon oluşsun. Sermaye sürekli el değiştirsin. Refaha eren halk, zaten gerekli payı seve seve, kaçırmadan ve gizlemeden verir.
Gençler yuvalarını korkusuzca kursun, yeni nesiller dünyaya gelsin, üretim yapılsın, kazanç çoğalsın, devlet güçlensin. Güçlü devlet, güçlü milletten oluşur. Halkı fakir bir devlet asla ayakta duramaz. Dedelerimiz, ninelerimiz, annelerimiz, babalarımız, gençlerimiz… Bu topraklar bizim! Bu topraklardan asla vazgeçmeyelim, çalışalım, üretelim. Ama önce bunu hak edecek bir yönetimi güçlendirelim, yeşertelim.
Gelin, el ele, kol kola, yan yana güzel bir Türkiye’yi inşa etmek için yürüyelim! Bizler siyaset yapmak için değil, düzeni düzeltebilmek, mücadele edebilmek ve sizlere hizmet edebilmek için yola çıktık. Bizler ne makam, ne mevki, ne de maddi güç için buradayız. Bizler eşit olalım, insanca yaşayalım, sesimizi duyuralım diye bu yolda yürüdük.
Gelin, birlikte haykıralım! Gelin, denenmişleri değil, sizin istediğinizi yapacak olanı lider seçin ve yükseltin! Gelin, hep birlikte yönetelim!

